Türkiye Enerji Pazarı'nın özeti
Hale hazırda, Türkiye'nin doğalgaz ve petrolde ithalata olan bağımlılığı % 90-95
seviyelerine ulaşmış durumdayken, güç üretimindeki % 50 oranında doğalgaza olan
bağımlılık, bölgesel siyasi gerginlikler, arz kısıtlamaları ve fiyat dalgalanmalarından
dolayı bir başka belirsizlik kaynağı daha yaratmaktadır.
1980’lerden beri, Türkiye, bağımsız bir piyasa düzenleyicisini (EPDK) oluşturarak,
özel sektörün payını artırarak ve kanuni düzenlemeleri azaltarak elektrik piyasasını
yeniden yapılandırmaktadır. Bütün çabalara rağmen, özel sektör ivmeli yatırımlar artan
talebi karşılamakta yeterli olamamıştır.
Enerji Bakanlığı'nın 2008–17 projeksiyonlarında belirttiği gibi, Türkiye yerel (hidro ve linyit)
enerji kaynaklarının mevcut doğal sınırlarına ulaşmak üzere olup enerji sıkıntısının gerçekleşebileceği
bir döneme girmek üzeredir. Ekim 2010 da, 17.157 Megawatt saatlik güç tüketiminin üretimi aşmış olması
ve aradaki fark yurtdışından ithal edilerek karşılanması yapılan tahminleri doğrular niteliktedir.
Günümüzde yaşanan enerji açığını Dünya Bankası'nın %7 lik uzun vadeli yıllık büyüme projeksiyonu ile
birlikte ele aldığımızda, yatırımcılar için önümüzdeki on yıl için senelik 2,500-3,500 MW lik bir yatırım
ve dolayısıyla toplamda $30 ile $ 45 milyar lik bir fırsat ortaya çıkmaktadır. Bağımsız kuruluşlar
tarafından çeşitli çalışmalar ise bu yeni yatırımlarda yenilenebilir enerji kaynaklarının önemli bir
paya sahip olabileceğini orta koyuyor. Bu açıdan bakıldığında, biyogaz Türkiye'de henüz kullanılmayan
potansiyeli ile mükemmel bir yatırım fırsatı sunmaktadır.